Bilgi Al

XVCX

İLETİŞİM FORMU

XVCX

  • Telefon:0536 576 66 66
  • Mail: bilgi@dratacan.com
  • Instagram: Dr. Ata Can
  • Adres: Dikilitaş Mahallesi, Hakkı Yeten Caddesi, No: 10/D Giriş Kat Oda:010 Beşiktaş/İstanbul
  • Adres Tarifi: Selenyum Twins konutları altı, Real AVM yanı.
    Geniş otoparkı mevcut olup hasta direkt klinik önünde indirilebilir.

İletişim Formu

    En Sık Görülen Omuz Hastalıkları ve Tedavi Yöntemleri: Hareket Özgürlüğünüze Kavuşun

    Sabah uyandığınızda saçınızı taramak, raftan bir bardak almak veya ceketinizi giymek gibi gün içinde defalarca yaptığınız basit hareketlerin, keskin bir ağrıyla bölündüğünü hayal edin. Omuz eklemi, insan vücudunun en hareketli ve aynı zamanda en karmaşık eklemlerinden biridir. Bize sağladığı geniş hareket açıklığı sayesinde günlük yaşamımızı idame ettiririz ancak bu esneklik, omzu yaralanmalara ve çeşitli hastalıklara karşı da açık hale getirir. Ortopedi ve Travmatoloji alanında uzmanlaşmış bir ekip olarak, kliniğimize başvuran hastaların büyük bir çoğunluğunun omuz kaynaklı ağrılardan şikayetçi olduğunu görüyoruz. Bu yazıda, omuz sağlığınızı tehdit eden en yaygın hastalıkları, belirtilerini ve güncel tedavi yöntemlerini detaylıca ele alacağız. Doç. Dr. Ata Can’ın klinik tecrübeleri ve akademik birikimi ışığında hazırladığımız bu rehber, omuz ağrılarınızın nedenini anlamanız ve doğru tedaviye ulaşmanız için size yol gösterecektir.

    Omuz Ekleminin Yapısı ve Hassasiyeti

    Omuz sorunlarını anlamak için önce yapısını kısaca tanımak gerekir. Omuz, sadece tek bir eklemden ibaret değildir; kürek kemiği, köprücük kemiği ve kol kemiğinin bir araya geldiği, kaslar, tendonlar ve bağlarla desteklenen kompleks bir yapıdır. Bu yapının en önemli parçası ise “Rotator Manşet” adı verilen ve kolumuzu kaldırmamızı, döndürmemizi sağlayan kas grubudur. İşte omuz ağrılarının çok büyük bir kısmı, bu yumuşak dokuların zedelenmesi, sıkışması veya yırtılması sonucunda ortaya çıkar. Doç. Dr. Ata Can, hastalarını değerlendirirken sadece kemik yapıya değil, bu yumuşak doku dengesine odaklanarak sorunun kökünü tespit etmeyi amaçlar.

    1. Omuz Sıkışma Sendromu (İmpingement Sendromu)

    Polikliniğimize omuz ağrısı şikayetiyle gelen hastalarımızda en sık karşılaştığımız tablolardan biri omuz sıkışma sendromudur. Özellikle kolunu baş seviyesinin üzerine kaldırarak çalışanlarda (boyacılar, öğretmenler, ev hanımları, yüzücüler) sık görülür.

    Bu durum, omuz başı ile omuz çatısını oluşturan kemik yapı (akromion) arasındaki mesafenin daralması sonucu ortaya çıkar. Aradaki tendonlar ve bursa adı verilen yastıkçıklar, kol her yukarı kalktığında iki kemik arasında sıkışır.

    Belirtileri: Hasta genellikle kolunu yana doğru kaldırırken belirli bir açıda (genellikle 70-120 derece arası) ağrı hisseder. Gece üzerine yatıldığında ağrı artar ve uykudan uyandırabilir.

    Tedavi Yaklaşımı: Erken evrede yakalandığında cerrahi dışı yöntemler oldukça etkilidir. İstirahat, ödem giderici ilaçlar ve fizik tedavi egzersizleri ilk tercihtir. Eğer ağrı devam ederse omuz içine yapılan kortizon veya PRP enjeksiyonları ile ödemin dağıtılması sağlanır. İleri evrelerde veya kemik yapıda bir bozukluk varsa, Doç. Dr. Ata Can tarafından uygulanan kapalı artroskopik yöntemle sıkışıklığa neden olan kemik çıkıntılar törpülenerek alan genişletilir.

    2. Rotator Manşet Yırtıkları

    Yaşın ilerlemesiyle birlikte dokuların esnekliğini kaybetmesi veya ani bir travma sonucu omuz tendonlarında yırtıklar oluşabilir. “Lif kopması” olarak da bilinen bu durum, yaşam kalitesini ciddi oranda düşürür. Gençlerde genellikle düşme veya ağır kaldırma gibi travmalarla oluşurken, ileri yaşlarda tendonun zamanla aşınması (dejenerasyon) sonucu kendiliğinden de gelişebilir.

    Belirtileri: En belirgin özellik gece ağrısıdır. Hasta ağrıyan omzunun üzerine yattığında şiddetli bir sızı hisseder. Ayrıca kolu kaldırmakta güçlük çekme, belirli hareketlerde omuzdan ses gelmesi ve kolun gücünde azalma görülür. Hasta bazen kolunu yardımsız kaldıramaz hale gelebilir.

    Tedavi Yaklaşımı: Tedavi planı yırtığın boyutuna, hastanın yaşına ve aktivite düzeyine göre belirlenir. Kısmi yırtıklarda güçlendirme egzersizleri ve enjeksiyonlar denenebilir. Ancak tam kat yırtıklarda veya aktif yaşam süren bireylerde cerrahi onarım şarttır. Kliniğimizde Doç. Dr. Ata Can, omuz artroskopisi (kapalı ameliyat) tekniği ile yırtılan tendonu kemiğe tekrar dikerek hastanın eski gücüne kavuşmasını sağlamaktadır. Kapalı yöntemin avantajı, büyük kesiler yapılmadığı için iyileşme sürecinin çok daha hızlı ve konforlu olmasıdır.

    3. Donuk Omuz (Adhesive Capsulitis)

    Adı gibi hastanın omzunu donduran, hareket kabiliyetini neredeyse sıfıra indiren zorlu bir hastalıktır. Omuz eklemini saran kapsülün kalınlaşması ve daralması sonucu oluşur. Genellikle diyabet (şeker) hastalarında, tiroid problemi olanlarda veya omuz travması sonrası uzun süre hareketsiz kalanlarda görülür.

    Belirtileri: Süreç genellikle üç aşamada ilerler. İlk aşamada şiddetli ağrı başlar. İkinci aşamada ağrı azalır ancak hareket kısıtlılığı maksimum düzeye ulaşır; hasta elini sırtına götüremez, saçını tarayamaz. Üçüncü aşama ise çözülme evresidir ancak bu süreç tedavi edilmezse yıllar sürebilir.

    Omuz

    Tedavi Yaklaşımı: Donuk omuz tedavisinde sabır en önemli faktördür. Öncelikle fizik tedavi ve ağrı yönetimi ile eklem açılmaya çalışılır. Doç. Dr. Ata Can, inatçı vakalarda “hidrodilasyon” denilen, eklem içine sıvı verilerek kapsülün genişletilmesi yöntemini veya anestezi altında manipülasyon (omuzun zorlanarak açılması) işlemini uygulayabilir. Çok dirençli vakalarda ise artroskopik gevşetme ameliyatı ile kapsül kesilerek hareket açıklığı sağlanır.

    4. Kalsifik Tendinit (Omuzda Kireçlenme)

    Halk arasında “kireçlenme” olarak bilinse de aslında tendon içine kalsiyum kristallerinin çökmesi durumudur. Vücudun neden bu kalsiyumu orada biriktirdiği tam olarak bilinmemekle birlikte, metabolik bir süreç olduğu düşünülmektedir.

    Belirtileri: Kalsifik tendinit, özellikle kalsiyumun emilme döneminde çok şiddetli, zonklayıcı bir ağrıya neden olur. Hastalar bu ağrıyı “diş ağrısının omuzdaki hali” olarak tarif ederler ve acil servise başvuracak kadar şiddetli olabilir.

    Tedavi Yaklaşımı: Akut dönemde ağrı kesiciler ve buz uygulaması yapılır. Bazı durumlarda ultrason eşliğinde iğne ile kalsiyum birikintisi parçalanıp çekilebilir (barbotaj yöntemi). Şok dalga tedavisi (ESWT) de kalsiyumun dağıtılmasında etkilidir. Eğer bu yöntemler fayda etmezse, artroskopik cerrahi ile kalsiyum birikintileri temizlenir.

    5. Omuz Çıkıkları ve İnstabilite

    Omuz eklemi, geniş hareket açıklığı nedeniyle vücudun en sık çıkan eklemidir. Genellikle spor yaralanmaları veya düşmeler sonucu omuz başı yuvasından çıkar. Ancak sorun sadece çıkığın yerine oturtulmasıyla bitmez. İlk çıkıkta eklemi yerinde tutan bağlar (labrum) yırtılabilir ve bu da omzun tekrar tekrar çıkmasına zemin hazırlar. Buna “Omuz İnstabilitesi” denir.

    Belirtileri: Ani ve şiddetli ağrı, omuz şeklinde bozulma ve hareket ettirememe ilk çıkık belirtisidir. Tekrarlayan çıkıklarda ise hasta, kolunu belirli pozisyonlara getirmekten korkar (endişe testi) ve omzunun “boşluğa düştüğü” hissine kapılır.

    Tedavi Yaklaşımı: Genç ve aktif hastalarda tekrarlayan çıkıklar eklem kıkırdağına ciddi zararlar verebilir. Bu nedenle Doç. Dr. Ata Can, özellikle genç hastalarda yırtılan bağların (Bankart lezyonu) artroskopik olarak onarılmasını önermektedir. Bu işlem, omzun tekrar çıkmasını engelleyerek ileride oluşabilecek kireçlenmenin önüne geçer.

    6. Omuz Kireçlenmesi (Osteoartrit)

    Diz ve kalça kadar sık olmasa da omuz ekleminde de kıkırdak aşınması görülebilir. Genellikle ileri yaşlarda veya geçirilmiş travmalar/ameliyatlar sonrasında ortaya çıkar. Kıkırdak yüzeyinin kaybolmasıyla kemik kemiğe sürtmeye başlar.

    Belirtileri: Hareketle artan, istirahatle azalan künt bir ağrı ve hareket kısıtlılığı vardır. Omuz hareket ettirildiğinde “kıtırtı” sesleri (krepitasyon) duyulabilir.

    Tedavi Yaklaşımı: Erken evrelerde fizik tedavi, kilo kontrolü ve eklem içi enjeksiyonlar (hyaluronik asit, PRP, kök hücre) ile süreç yavaşlatılabilir. Ancak kıkırdağın tamamen bittiği ve ağrının hayatı çekilmez kıldığı durumlarda omuz protezi ameliyatı en etkili çözümdür. Doç. Dr. Ata Can, omuz protezi cerrahisinde hastanın anatomisine en uygun protez tiplerini kullanarak ağrısız ve hareketli bir omuz kazandırmayı hedefler.

    Doç. Dr. Ata Can ile Tedavi Süreci ve İyileşme

    Omuz ağrıları, “geçer” diye beklemeniz gereken ağrılar değildir. Beklenilen her gün, mevcut yırtığın büyümesine, donuk omuzun sertleşmesine veya kireçlenmenin ilerlemesine neden olabilir. Ortopedik tedavide başarının sırrı; doğru teşhis, kişiye özel planlama ve ileri cerrahi tekniklerin yetkin ellerde uygulanmasıdır.

    Doç. Dr. Ata Can, omuz cerrahisi konusundaki derin akademik bilgisi ve binlerce vaka tecrübesiyle, hastalarına en güncel tedavi protokollerini sunmaktadır. Kliniğimizde önceliğimiz her zaman hastanın kendi dokusunu korumak ve mümkünse cerrahi dışı yöntemlerle iyileşmeyi sağlamaktır. Ancak cerrahi gerektiğinde, dünya standartlarında uygulanan kapalı (artroskopik) ameliyatlar sayesinde hastalarımız kısa sürede sosyal yaşamlarına ve sevdikleri aktivitelere dönebilmektedir.

    Eğer siz de kolunuzu kaldırırken ağrı hissediyor, gece ağrıdan uyuyamıyor veya omuz hareketlerinizde kısıtlılık yaşıyorsanız, bu durumu kaderiniz olarak kabul etmeyin. Omuz sağlığınızı geri kazanmak ve ağrısız bir yaşama adım atmak için Doç. Dr. Ata Can’ın uzmanlığından yararlanabilirsiniz. Unutmayın, hareket hayattır ve sağlıklı bir omuz, bu hayatı özgürce yaşamanın anahtarıdır.

    Sağlıklı ve hareketli günler dileriz.

    Scroll to Top