Bilgi Al

XVCX

İLETİŞİM FORMU

XVCX

  • Telefon:0536 576 66 66
  • Mail: bilgi@dratacan.com
  • Instagram: Dr. Ata Can
  • Adres: Dikilitaş Mahallesi, Hakkı Yeten Caddesi, No: 10/D Giriş Kat Oda:010 Beşiktaş/İstanbul
  • Adres Tarifi: Selenyum Twins konutları altı, Real AVM yanı.
    Geniş otoparkı mevcut olup hasta direkt klinik önünde indirilebilir.

İletişim Formu

    Diz Ağrılarıyla Yaşamak Kader Değil: Diz Protezi Ameliyatı Kimler İçin Uygundur?

    Sabah uyandığınızda yataktan kalkıp ilk adımı atmak, günün en zorlayıcı anına dönüşüyorsa, merdiven inip çıkmak artık gözünüzde büyüyen bir dağ gibiyse veya kısa bir yürüyüş sonrası dizlerinizde dayanılmaz bir sızı hissediyorsanız, vücudunuz size önemli bir mesaj veriyor demektir. Diz eklemi, vücudumuzun yükünü taşıyan en karmaşık ve en hayati mekanizmalardan biridir. Ancak yılların getirdiği aşınma, travmalar veya romatizmal hastalıklar, bu kusursuz mekanizmanın işleyişini bozabilir. İşte bu noktada, modern tıbbın en başarılı cerrahi müdahalelerinden biri olan “diz protezi” gündeme gelir. Peki, diz protezi tam olarak kimlere uygulanır? Bu ameliyat bir tercih midir, yoksa bir zorunluluk mu?

    Diz protezi ameliyatı, hasar görmüş eklem yüzeylerinin yapay materyallerle değiştirilerek eklemin yeniden işlevsel hale getirilmesi işlemidir. Ancak bu ameliyat, dizinde her ağrı hisseden kişiye uygulanan bir yöntem değildir. Cerrahi kararı, hastanın yaşam kalitesi, ağrı düzeyi, radyolojik bulguları ve daha önce denenen tedavilere verdiği yanıt gibi birçok faktörün titizlikle değerlendirilmesi sonucunda verilir.

    İleri Derecede Kireçlenme (Osteoartrit) Hastaları

    Diz protezi adaylarının çok büyük bir kısmını, halk arasında “kireçlenme” olarak bilinen osteoartrit hastaları oluşturur. Kireçlenme, diz eklemini oluşturan kemiklerin uçlarını kaplayan kıkırdak dokusunun zamanla aşınması, incelmesi ve nihayetinde kaybolması sürecidir. Kıkırdak koruyucu yastık görevini yapamadığında, kemikler birbirine sürtünmeye başlar. Bu sürtünme, şiddetli ağrıya, hareket kısıtlığına ve eklemde şekil bozukluklarına yol açar.

    Röntgen filmlerinde eklem aralığının tamamen kapandığı, kemiklerin birbirine temas ettiği ve kemik yüzeylerinde deformasyonların başladığı evre, genellikle “son evre” olarak adlandırılır. Bu aşamadaki bir hasta için kıkırdak dokusunu geri getirecek bir ilaç veya iğne tedavisi maalesef günümüz tıbbında mevcut değildir. Ağrıları artık ağrı kesicilerle kontrol altına alınamayan, gece uykusundan ağrıyla uyanan ve günlük basit aktivitelerini (tuvalete gitmek, market alışverişi yapmak gibi) yerine getiremeyen ileri derece kireçlenme hastaları, diz protezi için en uygun adaylardır.

    Cerrahi Dışı Yöntemlerden Fayda Görmeyenler

    Ortopedi hekimleri için ameliyat her zaman en son seçenektir. Bir hasta diz ağrısı şikayetiyle başvurduğunda, öncelikle cerrahi olmayan (konservatif) tedavi yöntemleri denenir. Bu yöntemler arasında kilo verme, fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları, ağrı kesici ve ödem giderici ilaçlar, eklem içi enjeksiyonlar (PRP, hyaluronik asit, kortizon vb.) ve destekleyici cihaz kullanımı yer alır.

    Eğer hasta, bu tedavi yöntemlerini düzenli ve yeterli süre uygulamasına rağmen şikayetlerinde anlamlı bir gerileme hissetmiyorsa, cerrahi seçenek masaya yatırılır. Yani diz protezi, diğer tüm kapılar kapandığında açılan, hastayı ağrısız bir hayata kavuşturan yeni bir kapıdır. Doç. Dr. Ata Can gibi bu alanda uzmanlaşmış hekimler, hastanın tedavi geçmişini detaylıca inceleyerek, cerrahi dışı yöntemlerin artık zaman kaybı olup olmadığına karar verirler. Eğer alternatif tedaviler tükenmişse, hastayı daha fazla ağrı çekmeye mahkum etmemek adına protez cerrahisi planlanır.

    Yaş Faktörü ve Aktivite Beklentisi

    Eskiden diz protezi ameliyatlarının sadece 65 yaş ve üzerindeki bireylere yapıldığına dair yaygın bir inanış vardı. Ancak günümüzde gelişen malzeme teknolojisi ve cerrahi teknikler sayesinde bu yaş sınırı kavramı değişmiştir. Elbette protezlerin belirli bir mekanik ömrü vardır (ortalama 20-25 yıl gibi), bu nedenle çok genç hastalarda (40’lı yaşların altı) mümkün olduğunca protezden kaçınılmaya çalışılır. Ancak, şiddetli romatizmal hastalığı olan (Romatoid Artrit gibi) veya geçirdiği ciddi travmalar sonucu eklemi harap olmuş daha genç hastalarda da, yaşam kalitesini artırmak için protez uygulanabilir.

    Genel olarak 55-60 yaş ve üzeri, kemik gelişimini tamamlamış, aktif bir yaşam sürmek isteyen ancak ağrıları nedeniyle eve hapsolmuş bireyler ideal hasta grubudur. Burada önemli olan sadece biyolojik yaş değil, hastanın fizyolojik yaşı ve hayattan beklentisidir. 80 yaşında olup hala yürümek, seyahat etmek isteyen bir hastaya da, genel sağlık durumu elverdiği sürece diz protezi başarıyla uygulanabilir.

    Dizinde Şekil Bozukluğu (Deformite) Olanlar

    Kireçlenmenin ilerleyen evrelerinde veya bazı travmatik durumlardan sonra dizlerde gözle görülür şekil bozuklukları meydana gelebilir. Bacakların “O” şeklinde dışa doğru parantez halini alması (varus) veya “X” şeklinde içe doğru çarpılması (valgus), eklem üzerindeki yük dağılımını bozar. Bu durum hem estetik bir kaygı yaratır hem de yürüme mekaniğini bozarak bel ve kalça eklemlerine de zarar vermeye başlar.

    Diz Protezi

    Diz protezi ameliyatı sırasında, sadece aşınan yüzeyler değiştirilmez; aynı zamanda yumuşak doku dengesi sağlanarak bacaklardaki bu eğrilikler de düzeltilir. Ameliyattan çıkan hasta, sadece ağrısız bir dize değil, aynı zamanda sütun gibi dümdüz basan bir bacağa da kavuşmuş olur. Bu düzeltme, hastanın yürüyüş dengesini ve genel duruşunu (postürünü) da iyileştirir.

    Travma Sonrası Artrit Gelişenler

    Sadece yaşlanmaya bağlı kireçlenme değil, geçmişte yaşanmış ciddi diz yaralanmaları da protez ihtiyacı doğurabilir. Örneğin, yıllar önce geçirilmiş bir diz çevresi kırığı, menisküs kaybı veya bağ yaralanmaları, eklem kıkırdağının normalden çok daha hızlı bozulmasına neden olabilir. “Post-travmatik artrit” dediğimiz bu durumda, eklem yüzeyi düzensizleşir ve hareket etmek ızdırap verici hale gelir. Bu tür hastalarda da, eklemin hasarlı yapısını onarmak mümkün olmadığında, total diz protezi en etkili çözüm olarak karşımıza çıkar.

    Doç. Dr. Ata Can ve Kişiye Özel Yaklaşım

    Diz protezi ameliyatı, standart bir prosedür gibi görünse de aslında her hasta için terzi işi bir planlama gerektirir. Hastanın kemik kalitesi, bacağındaki eğrilik derecesi, kilosu, kas gücü ve beklentileri, ameliyatın başarısını doğrudan etkiler. Bu noktada hekimin tecrübesi ve vizyonu devreye girer. Ortopedi ve Travmatoloji alanındaki akademik birikimi ve cerrahi tecrübesiyle tanınan Doç. Dr. Ata Can, hastalarını değerlendirirken sadece röntgen filmlerine bakmakla yetinmez. Hastanın ağrısının karakterini, günlük yaşamdaki kısıtlılıklarını ve ameliyattan ne beklediğini detaylıca analiz eder.

    Doç. Dr. Ata Can‘ın klinik yaklaşımında, hasta-hekim iletişimi ve güven ön plandadır. Ameliyat öncesinde hastanın tüm soruları yanıtlanır, kullanılacak protez tipi ve cerrahi teknik hastanın anatomisine en uygun şekilde seçilir. Robotik cerrahi veya navigasyon destekli sistemler gibi güncel teknolojilerin de değerlendirildiği bu süreçte amaç, hastanın en kısa sürede, en az ağrıyla ve en yüksek fonksiyonla sosyal hayatına dönmesini sağlamaktır.

    Ameliyat Kararı Nasıl Verilir?

    Sonuç olarak, “Diz protezi bana uygun mu?” sorusunun cevabı, sizin ağrı eşiğinizde ve yaşam kalitenizde saklıdır. Eğer dizlerinizdeki ağrı nedeniyle;

    Gece uykularınız bölünüyorsa,

    Kısa mesafeleri yürürken bile dinlenme ihtiyacı hissediyorsanız,

    Oturup kalkarken destek almak zorunda kalıyorsanız,

    Ağrı kesiciler artık fayda etmiyorsa,

    Sevdiğiniz aktivitelerden (alışveriş, gezi, bahçe işleri vb.) uzaklaşmak zorunda kaldıysanız,

    cerrahi zamanı gelmiş olabilir.

    Unutmayın ki diz protezi ameliyatı, sizi yatağa bağlayan değil, aksine sizi yataktan kaldıran ve hayata karıştıran bir cerrahidir. Korku veya endişe ile bu süreci ertelemek, kaslarınızın daha da zayıflamasına, kemik kalitenizin düşmesine ve iyileşme sürecinin zorlaşmasına neden olabilir. Eğer yukarıda sayılan belirtileri yaşıyorsanız, Doç. Dr. Ata Can gibi uzman bir hekime başvurarak detaylı bir muayene olabilir, dizlerinizin durumu hakkında en doğru bilgiyi alabilirsiniz. Ağrısız, özgür ve hareketli bir yaşam, doğru zamanda alınan doğru kararlarla mümkündür.

    Scroll to Top