Hareket edebilmek, sabah yataktan kalkıp özgürce adım atabilmek veya sevdiğimiz bir hobinin peşinden gidebilmek, yaşam kalitemizi belirleyen en temel unsurlardır. Ancak yaşın ilerlemesi, kronik rahatsızlıklar ya da geçirilmiş büyük travmalar vücudumuzun taşıyıcı merkezleri olan eklemlerde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilir. Eklem kıkırdağı tamamen aşınıp kemikler birbirine sürtünmeye başladığında, en basit hareketler bile dayanılmaz birer acı kaynağı haline gelir. Modern ortopedinin bu kronik ve kısıtlayıcı problemlere sunduğu en kesin, en kalıcı çözüm ise eklem protezi ameliyatlarıdır.
Bir blog yazarı olarak bu konuyu incelediğimde, protezlerin tek bir tip olmadığını, vücudun farklı bölgelerine ve hasarın derecesine göre çok geniş bir çeşitliliğe sahip olduğunu görüyorum. Bu yazıda, iskelet sistemimizi yeniden ayağa kaldıran eklem protezi türlerini ve modern cerrahideki yerini detaylıca ele alacağız.
Total Eklem Protezleri (Tam Protezler)
Eklem protezi cerrahisinde en sık başvurulan ve toplum arasında en çok bilinen tür total, yani tam eklem protezleridir. Bu yöntem, eklemi oluşturan her iki yüzeyin de tamamen harap olduğu ve kıkırdak dokusunun bütünüyle ortadan kalktığı ileri derece kireçlenme (evre 4 osteoartrit) vakalarında tercih edilir.
Total protez ameliyatlarında, eklemi oluşturan kemik uçlarındaki tüm hasarlı kıkırdak tabakası milimetrik tıraşlamalarla temizlenir. Temizlenen bu yüzeylere, vücutla tam uyumlu metal kapaklar yerleştirilir. Metal parçaların birbirine sürtünerek aşınmasını önlemek ve tıpkı doğal bir eklem gibi esnek çalışmasını sağlamak için araya son derece dayanıklı tıbbi plastik (polietilen) ara parçalar konur. En yaygın uygulandığı bölgeler diz ve kalça eklemleridir. Total protezler, hastanın ağrılarını dramatik bir şekilde sıfırlarken, kaybedilen hareket açıklığını en üst seviyede geri kazandırır.
Parsiyel Eklem Protezleri (Yarım Protezler)
Her eklem harabiyeti, eklemin tamamını etkilemeyebilir. Özellikle diz ekleminde, kireçlenme bazen sadece iç kısımda veya sadece dış kısımda sınırlı kalır. Bu gibi durumlarda, eklemin sağlam olan bölgelerine hiç dokunmadan, sadece hasarlı olan bölgenin yapay yüzeyle değiştirilmesi işlemine parsiyel veya unıkondiler (yarım) diz protezi adı veririz.
Yarım protezlerin en büyük klinik avantajı, dizin içindeki ön ve arka çapraz bağlar ile sağlıklı kıkırdakların tamamen korunmasıdır. Ameliyat kesisi total proteze göre çok daha küçüktür, doku hasarı minimaldir ve kanama miktarı yok denecek kadar azdır. Dokuların korunması sayesinde hastalar ameliyat sonrasında dizlerini çok daha “doğal” hissederler ve fizik tedavi sürecine çok daha hızlı uyum sağlarlar. Özellikle genç ve aktif yaşta olan, kireçlenmesi tek bir bölgeye sıkışmış hastalar için paha biçilemez bir alternatiftir.
Ters Omuz Protezleri (Reverse Protezler)
Omuz eklemi, kalça ve dizden farklı olarak gücünü sadece kemik uyumundan değil, etrafını bir manşet gibi saran güçlü kas gruplarından (rotator manşet) alır. Eğer bir hastada ileri derece omuz kireçlenmesine ek olarak, bu döndürücü manşet kaslarında tamir edilemeyecek boyutta kronik yırtıklar varsa, standart omuz protezleri işlev göremez. Bu gibi durumlarda biyomekanik bir mucize olan ters omuz protezi tercih edilir.
Ters omuz protezinde, eklemin doğal anatomik yapısı tersine çevrilir. Normalde yuva olan kısma bir küre (baş), baş olan kısma ise bir yuva yerleştirilir. Bu akıllı tasarım değişikliği, omuzun hareket edebilmesi için hasarlı rotator manşet kaslarına olan ihtiyacı ortadan kaldırır ve omuzu kaldırma görevini büyük deltoid kasına devreder. Hastalar bu ameliyat sayesinde hem geçmeyen omuz ağrılarından kurtulurlar hem de kollarını tekrar baş seviyesinin üzerine kaldırabilir hale gelirler.
Doç. Dr. Ata Can ile Protez Cerrahisinde Kişiselleştirilmiş Çözümler
Eklem protezi ameliyatlarında başarı, sadece doğru protezi seçmekle değil, o protezi hastanın anatomik aksına milimetrik bir hassasiyetle yerleştirmekle mümkündür. NOMERK Nişantaşı Ortopedi Merkezi bünyesinde profesyonel tıbbi hizmet sunan Doç. Dr. Ata Can, artroplasti ve protez cerrahisi alanındaki derin akademik birikimini binlerce başarılı operasyonla taçlandırmış uzman bir isimdir.

Doç. Dr. Ata Can, hastanın yaşını, kilosunu, mesleki ihtiyaçlarını ve eklemindeki harabiyetin boyutunu titizlikle analiz ederek hangi protez türünün (total, parsiyel veya ters) uygulanacağına karar verir. Ezgi Gazi ve Hacer Sipahi’den oluşan deneyimli ve güler yüzlü uzman ekibiyle birlikte, ameliyat öncesi üç boyutlu planlamalardan ameliyat sonrası kişiye özel rehabilitasyon takvimine kadar tüm süreci dünya standartlarında yönetir. Doç. Dr. Ata Can’ın doku dostu cerrahi felsefesi, hastaların ameliyat korkularını yenmelerini sağlarken, yeni eklemlerini yabancı bir madde gibi değil, kendi orijinal dokuları gibi konforlu hissetmelerini amaçlamaktadır.
Revizyon Protezleri (Tekrar Ameliyatı Protezleri)
Modern teknoloji sayesinde günümüzde bir eklem protezinin ömrü 20 ila 25 yılın üzerine çıkmıştır. Ancak çok genç yaşta ameliyat olmuş hastalarda zamanla protezin eskimesi, gevşemesi, aşınması ya da nadir de olsa enfeksiyon gelişmesi gibi durumlar söz konusu olabilir. Bu gibi durumlarda, eskiyen veya gevşeyen protez parçalarının çıkarılarak yerlerine yenilerinin takılması işlemine revizyon cerrahisi, kullanılan malzemelere ise revizyon protezleri denir.
Revizyon protezleri, ilk ameliyatta kullanılan standart protezlere göre daha uzun, daha destekleyici ve kemik kayıplarını telafi edebilecek özel takoz (metal kama) sistemlerine sahip daha kompleks yapılardır. Cerrahi olarak yüksek düzeyde teknik hassasiyet ve deneyim gerektirir. Doç. Dr. Ata Can, revizyon cerrahisi konusundaki uzmanlığıyla, daha önce başarısız olmuş protez operasyonlarını başarıyla yenileyerek hastalara hareket özgürlüklerini ikinci kez geri kazandırmaktadır.
Protez Sabitleme Yöntemleri: Çimentolu mu Çimentosuz mu
Protez türleri sadece tasarımlarına göre değil, kemiğe nasıl tutturulduklarına göre de ikiye ayrılır. Çimentolu protezlerde, kemik ile metal parça arasında “kemik çimentosu” adı verilen, polimer yapıda özel bir dolgu maddesi kullanılır. Bu madde dakikalar içinde donarak protezin kemiğe anında, çok güçlü bir şekilde tutunmasını sağlar. Genellikle kemik kalitesi zayıf olan, ileri yaştaki veya osteoporoz (kemik erimesi) hastalarında tercih edilir.
Çimentosuz protezlerde ise metal parçaların yüzeyi mikroskobik düzeyde pürüzlü, gözenekli veya özel bir maddeyle (hidroksiapatit) kaplıdır. Ameliyat sırasında bu parçalar kemiğe çok sıkı bir şekilde sıkıştırılarak yerleştirilir. Zaman içerisinde hastanın kendi canlı kemik hücreleri bu gözeneklerin içine doğru büyür ve protezi doğal bir şekilde kavrar. Bu yönteme biyolojik sabitleme de denir ve genellikle kemik kalitesi yüksek, daha genç ve aktif hastalarda ilk tercihtir.
Özgür Adımlarla Geleceğe Yürümek
Eklem protezleri, kireçlenmenin ve kronik ağrıların gölgesinde kalmış bir hayatı tekrar aydınlatan modern tıbbın en güvenilir kaleleridir. Dizinizdeki, kalçanızdaki veya omzunuzdaki hasarın boyutu ne olursa olsun, ortopedi dünyası sizin anatomizle tam uyum sağlayacak bir protez seçeneğine sahiptir. Önemli olan ağrılara alışmak veya eve kapanmak değil, doğru zamanda doğru uzman desteğine başvurmaktır.
Doç. Dr. Ata Can ve profesyonel ekibi, eklem sağlığınızı yeniden inşa etmek ve her adımınızı keyifli kılmak için bilimsel yaklaşımlarla yanınızdadır. Yaşam kalitenizi düşüren eklem sorunlarınız için en ideal protez türünü belirlemek ve ağrısız bir geleceğe sağlam adımlarla ilerlemek için uzman bir görüş almaktan çekinmeyin. Unutmayın, hareket hayattır ve doğru ellerde yapılan doğru bir müdahale, sizi hayata eskisinden çok daha güçlü bir şekilde yeniden bağlayacaktır.
